HÜRREM'İN GÖNLÜNDEN

29 Ocak 2006

bu pazarın yemeği:arnavut ciğeri


daha önce de bahsettiğim gibi bugün arnavut ciğeri yaptım. Siz de benim gibi ciğeri çok seven ama yerken kan gibi bir tat ağzınıza geliyor diye yiyemeyenlerdenseniz işte çözüm: Arnavut ciğeri........
Normalde ciğer sevmeyen eşim bile bunu çok severek yiyor. Tabi bu da beni çok mutlu ediyor.yumuşacık ve mis gibi ciğerleri yerken ileri de sevdiğim insanla ve diğer sevdiklerimle İstanbul'da bu işin asıl ustası Ciğerci Apo dan yemek hayalini kurmak ne güzel........

bu da iskender.......


aslında bu iskenderi geçen haftasonu yapmıştım ama bu hafta çok yoğun geçtiği için siteye koyamamıştım. burda memleket yemeklerine hasret olunca yapması bize düşüyor. hafta içi işte olup yorulunca hafta sonu evde olmanın keyfini çıkarmak adına böyle biraz daha özel yemekler yapıp yiyoruz. bu hafta da arnavut ciğeri yapacağım. Ha aslında bir de dün boza yaptım ama yaparken resim çekemedim çünkü makineyi eşim yanında götürmüştü.neyse umarım sonucu yayınlamak kısmet olur.

20 Ocak 2006

uzun zaman sonra cheesecake yaptim

baklavadan sonra hem o kadar tatlıyı iki kişi bitiremediğimiz için hem de bu hafta okulda yapmam gereken çok iş olduğu ve eve ölü bi şekilde geldiğim için pasta ve türevlerini yapamadım.Ama daha fazla dayanamadım pastasızlığa ve eşim evden çıkar çıkmaz hemen cheesecake yapmaya başladım.Ortası çikolatalı cheesecakeimiz eşimden tam puan aldı.Ben bugün yemeyeceğim çünkü cheesecake en az birgün buzdolabında bekleyince mükemmel oluyor bence........
yarın minik cadı Gözde için kazak örmeye başlayacağım.şehre gidip ip alacağız.Aklımda çok değişik fikirler var.
Aklımda birşey daha var.Bugün iş arkadaşlarımdan birinin doğumgünü partisi vardı.Burda zaten herkes parti yapmaya pek meraklı.Pastalardan biri çok güzeldi.Ona benzer bişey yapmak istiyorum yakın zamanda.

15 Ocak 2006

Cerenin pelerini de bitti.........


uzun zamandır elime alıp da örememiştim ama dün akşam pelerini bitirmeye karar verdim ve bugün de ponponlarını yapınca işte bitti cerenin pelerini.Umarım annesi de cerencik de beğenir............

10 Ocak 2006

bugün bayram




Bugün bayram.Kolonyamız şekerimiz hazır.Gelen olur diye hala içimde ümit var.Ama gelen olmayınca eşimle birbirimize şeker ve kolonya ikram ettik. Kurban bayramı iş bayramıdır der büyükler. Bizim işimiz yok bugün çünkü bayram nedir bayramlaşmak nedir dost ve büyükleri ziyaret edip el öpmenin keyfi nedir bilmeyen bir memlekette yaşıyoruz......

09 Ocak 2006

bayram baklavası

Öncelikle herkesin kurban bayramını kutluyorum.Ümid ederim bu bayram sadece hayvanların kurban edildiği bir bayram olmaz. Benliklerimize yerleşmiş kötü huylarımızın da kurban edileceği bir bayram olur. Bayram vesilesiyle sevdiklerimiz için, akrabalarımız için,dostlarımız için, memleketimiz için, müslüman kardeşlerimiz için ve tüm insanlık için çok ve gönülden dua edelim. Aslında yazılacak daha çok şey var ama.......
Ben ve eşim bu bayram da garibanlardanız yani memleketinden ve sevdiklerinden uzak olanlardan. Geçen bayram pek hazırlık yapamamıştım. İlk bayramımız ayrılık, gurbet ve hasretin acısının yüreğimizin en derin yerine çöreklenip de birbirimizi de üzmemek adına sessiz ve hüzünlü geçmişti. Bu bayram ben de bayramı hissetmek istiyorum diye birşeyler yapmak istedim. Bayram deyince akla ilk gelen baklavadır. İşte onu yaparak işe başladım. Açıkcası bu benim ilk baklavam.Daha öncesinde oklavayla bile bir arkadaşlığım olmadı. Hep istemiştim ama kısmet olmadı.
Ev işlerini yaptıktan ve eşimin saçlarını bayram için traş ettikten sonra biraz geç vakitte de olsa başladım. 60 bezelik yapmak istedim.
















Ne kadar açabileceğimi tam olarak bilemediğim için değişik denemeler yaptım büyük bir kısmını 3erli ve 5 erli açtıktan sonra bir tane de 8li denedim.Aşağıdaki açılmış olan 8 liye ait. Mutfağım çok küçük ve tezgahım da resimde görüldüğü gibi yeterince dar.Zaten beni ençok yoran bu dar alanda çalışmak oldu. Eee tabi küçük mutfağın küçük fırını, küçük fırının da küçük tepsisi olur. Bu yüzden 40 tane bezeyi açtıktan sonra baklavayı hazırladım. Aslında 8 göbekli yapmak istedim ama tepsi küçük şekil belli olmaz diye 6 göbekli kestim. Kalan 20 bezeyle de eşimin isteği üzerine burma yaptım. İkisini de pişirdikten sora açıkcası kendime ben de inanamadım.
Şükür ki emeklerim boşa çıkmadı. Ama bir sorunumuz var bayramda bize misafir olabilecek kimse yok etrafımızda. Yani yine yalnızız. Aslında imkansız biliyorum ama hayal kuruyorum.Bayramda ailelerimiz buraya gelip bize süpriz yaparlar diye........




























Az önce de şerbeti hazırlayıp bakavaya döktüm ve bir de eşime süpriz yaprak sardım. Şimdi pişiyor güzel kokular gelmeye başladı. Yarın da kurban bayramına yakışır bir şekilde et yemeği yapacam.Bakalım bu hazırlıklarla bayramı daha az hüzünlü daha az buruk geçirebilecekmiyiz.

07 Ocak 2006

meyveli pasta















bugün tüm yorgunluğuma rağmen eşime meyveli pasta yapmak istedim (zayıfladığı için ödül). Pamuk gibi bir pandispanya pişirdikten sonra mis gibi bir krema yaptım.Meyvelerle de cok güzel bir şekilde süsledim fakat meyvelerin üstüne tart jölesi dökmek istedik. Fakat daha önce hiç kullanmadığım ve bugün kullandığım paketin arkasındaki pişirme tarifi de hollandaca olduğu için tam olarak nasıl olacağını keşfedemedik ve anladığımız kadarıyla hazırladık.Soğuyunca mı yoksa sıcakken mi kullanmamız gerektiğine karar veremedik. İnternette de pekçok arama yaptık ama nafile. Kullananlar paketteki tarife göre hazırlayın demiş hep.sonuçta ilk denememizde sıcakken dökünce kremamıız biraz yumuşadı ve meyveler içine gömüldü. Şükür ki eşim herşeyi afiyetle yiyen biri...........

06 Ocak 2006

oruk (simit) kebabı















eşim zayıflasın diye birkaç gündür sebze ızgara ve fırında sebze tarzı yemekler yiyorduk.ama dün artık isyan etti ben şöyle kanlı canlı bişeyler yemek istiyorum diye.Benim de canıma minnet tabi simit kebabı hazırladım akşam yemeği için. memleketimin lezzetlerini çok seviyorum...

şimdiye kadar yapılanlardan bazı seçmeler........



















bunlar arşivden yemeyi çok sevdiğimiz tatlardan bazıları:
matlube
taze fasulye
kumpir
kartopları
ve sultan lokumu...........

karaköy poğaçası















bu ülkede öğle yemeklerinde sulu yemek diye bir kavram yok.Hep sandviç tarzı.Eh bize de gerekeni yapmak düştü.Dün akşam yeni beslenmelerimizi yaptım. karaköy poğaçalarımız........

03 Ocak 2006

ay çöreği















canım eşim için ay çöreği.......

02 Ocak 2006

cerenin şapkası bitti



aslında farklı renklerle başlamıştım.Sonradan renkleri değiştirip yeniden başladım örmeye ve işte bitti.

şimdi sıra pelerinde....

fırında denemeler






yeni fırınımızla denemeler.......

ıspanaklı börek

tavuk sarma

fırında makarna

sonuc: fırınımı çok seviyorum :))